• BIST 94.427
  • Altın 244,723
  • Dolar 5,9250
  • Euro 6,6008
  • İzmir 20 °C
  • Manisa 20 °C
  • Aydın 19 °C
  • Afyon 16 °C
  • Balıkesir 16 °C
  • Bursa 18 °C
  • Çanakkale 17 °C
  • Muğla 17 °C
  • Uşak 11 °C

"İnce Bağırsaktan Mesane Yapıyorlar"

"İnce Bağırsaktan Mesane Yapıyorlar"
Mesane kanseri yüzünden mesanesi alınan hastalara kendi ince bağırsağından yeni bir mesane yapılarak idrar yoluna bağlanırken, hastalar tekrar eski yaşamlarına...

Mesane kanseri yüzünden mesanesi alınan hastalara kendi ince bağırsağından yeni bir mesane yapılarak idrar yoluna bağlanırken, hastalar tekrar eski yaşamlarına geri dönüyor.

Dünya kanser istatistiklerine göre her yıl dünyada 432 bin kişi mesane kanserine yakalanıyor. Türkiye'de ise bu kanser türü dördüncü sırada yer alırken, Doç. Dr. Hakan Öztürk, ileri yaştaki erkeklerin en çok risk altında olan grup olduğunu belirtti.

Öztürk, mesane kanseri sonucu mesanesi alınan hastaların, kendi ince bağırsağından yapılan yeni bir yapay mesane ile sosyal hayatlarına aynı şekilde devam edebileceğini ifade ederek, mesane kanserini mesaneyi oluşturan hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması olarak tanımladı. Öztürk, "Hastalığın neredeyse yarısından sigara sorumludur. Onun dışında boya ürünleri gibi endüstriyel kimyasallara maruz kalma, genetik faktörler, mesanenin doğumsal kusurları, bazı kimyasal tedavi ilaçları ve radyasyon tedavisi ve az sıvı alımı mesane kanseri için başlıca risk faktörleridir" dedi.

Mesane kanserinin her yaşta ortaya çıkabileceğini belirten Öztürk, "Hastaların yüzde 90'ı 55 yaşın üzerindedir ve ortalama tanı yaşı 73'tür. Böbrekler tarafından süzülen zararlı kimyasallar vücudu terk etmeden önce mesanede birikir. Bu birikim sayesinde zararlı kimyasallara uzun süre maruz kalır. Bu kimyasallar, yaş faktörü ve sigara ile mesane kanseri gelişimine katkıda bulunabilecek genetik değişikleri tetikler veya sürdürmesini kolaylaştırır" dedi.

Sigaradan kesinlikle uzak durulması gerektiğinin altını çizen belirten Medical Park İzmir Hastanesi Üroloji Kliniğinden Doç. Dr. Hakan Öztürk, şöyle devam etti:

"Çalışma ortamınızdaki kimyasallara maruz kalmayı önlemek için teması azaltın ve gerekli güvenlik kurallarına uyun. Bol sıvı tüketin. Bol sıvı idrarda bulunan kimyasal kanserojenleri seyreltir. Dengeli bir diyet ile omega-3 ve yağ asitleri bakımından zengin meyve ve sebzeler, fındık ve balıkların yanı sıra yağsız protein tüketin; yağ ve kırmızı eti azaltın. Herhangi bir belirti ortaya çıktığında mutlaka hekiminize bildirin. Mesane kanseri erken evreleri ile geç tanıdaki ileri evreler arasında hayatı tehdit edici ciddi farklar vardır. Sistektomi denilen mesanenin alınma ameliyatından sonra yeni mesane ince bağırsaktan yapılarak doğal idrar yollarına bağlanmaktadır. Dolayısı ile hastalar herhangi bir torba ya da aparat kullanmadan normal yaşantısına devam edebilir. Sosyal hayatları kaldığı yerden devam edebilir."

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 232 616 28 78 Faks : 0 232 616 28 78