Ayıyı Öldürmeyene...

Tosun Paşa

16 Ocak 2010 Cumartesi 00:13

Bunu Yazan Tosun... ÜSTÜNE ALINAN İKİ KERE OKUSUN

Ayıyı Öldürmeyene Tavşan Gibi Kaçmak Düşer!

 

            Seçimlerin üzerinden Epey bir zaman geçti. Ancak hala taşlar yerine oturamadı gitti. Nereye baksam, kimle konuşsam yüzlerde hep aynı huzursuzluk, hep olumsuzluk hakim. Neden diye sordum bazılarına, siz senelerdir Amca Amca diye koşmadınız mı? Başkan"ın ardından?

Koştuk koşmasına da. Koşanlar dışarıda kaldı, yürüyenler içeride. Önceki yönetimi eleştirirken. Daha kötüsünü getirdik başa. Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk yani.

 

İyide kardeşim nasıl bu kadar kötü olabilir ki? Sonuçta aynı partili değil misiniz? Hiç mi destek yok? Hiç mi hal hatır sormaz bunlar?

 

Ne hal hatırı abi. Aynen eski sistem. İşler dışarıdan geliyor. Adamlara cüsselerinin ve kişiliklerinin kaldıramayacağı bir sürü koltuk, makam verdiler. İşin ehli olmayan bir sürü yönetici ziyanı ne yapacaklarını da bilmiyorlar, öyle ortada dolanıp duran bir sürü adam.

 

Vallahi ben şaşırdım. Dedikoduların ardı arkası kesilmiyor. Ne mi o dedikodular sıralayalım.

 

Sayın halkla ilişkiler şefi, müdürü her ne ise ve saz arkadaşları kendilerine ekstradan mesai ücreti yazar olmuşlarmış.

 

AKP zamanında organizasyon yapan firma bu yılki festivali de yapmış. Üstelik ihaleye bile çıkılmadan. Aman ne olur ne olmaz diye ihale benzeri bir şeye çıkıldığında ise sanatçıların avansları çoktan ödenmiş miş. Bu konu aslında daha çok toz kaldırır ama burada keselim ne de olsa dedikodu sadece.

 

Halkla  ilişkisi ve de alakası olmayan müdürümüzün abisinin plajlarda beach kulübü pardon büfesi olmuş muş.

 

Meydana koyulan,bütün gün denetimsiz ahlaklı ahlaksız klip gösterilen. Hiçbir ihale ye çıkılmadan hemen İzmir den gelen ilk adama çöp kovası karşılığı verilmiş olan açık hava TV ye ne demeli? Aliağa ya katkısı nedir bu TV nin?  Hemde 4 sene sonra Belediye ye bedelsiz devredilecek miş? Neden 4 sene? Altyapısı da sayın halkla ilişkisi olmayan müdürümüzün kankaları tarafından sağlanmakta imiş miş. Bakınız dünya ne kadar küçük değil mi?

 

Birde bazıları etrafta AKP li avına çıkmış. Şu AKP ye destek verdi.

Şu filanca partiden. Gözünü dikmişse adamın ekmeğine hemen adam karşı tarafa terfi ediyormuş muş. Hatta bunu sık sık uygulayan bir sözü geçenimiz daha önce Turkuaz tesislerinde eski Belediye Şirketi yöneticisi Murat beyle berabermiş hatta eski yönetim zamanında belediyeden çıkmaz imiş miş.

 

Birde  partinin son  genel kurulu çok kızdırmış herkesi. Listede hep belediye yöneticilerinin eşi dostu ahbabı var mış mış. Hatta soy isimlerin aynı olmasını bile önemsememişler nasıl olsa bu CHP li seçmenler bunların hepsine susarmış.

 

Dedikodu çoookk köşe kısa.

Biz bunları geçelim ana fikre gelelim. Aliağa"da halkın bir isteği vardı. Dürüst, adaletli bir nebzede olsa imkanlar dahilinde halkın kanayan yaralarına derman olacak bir yönetim. Başkan seçimi ne kadar doğru ise başkanın kadrodan yana seçimi bir o kadar yanlış. Seçimlerde durmadan yolsuzluklardan dem vuruldu, seçim bitti unutuldu. Seçimde insanımızın işi olmadığından, Aliağa"da adam mı kalmadı İzmir"den çalışan geliyor dendi, İzmir"den gelen araç büyüdü. Seçildikten sonra Başkan hariç herkes asıl amacı unuttu. kendi ama siyasi ama maddi geleceklerinin derdine düştüler. Kendi seçmenini unuttu.

El alemin fırınına odun taşır oldu. Ama halk unutmaz!. Unutmadı. Dört senede çabuk geçer. Bir bakmışsınız seçim gelmiş. Avcılıkta en tehlikeli iş, ayıyı yaralı bırakmaktır. Ayıyı yaralı bırakana tavşan gibi kaçmak düşer. Kıssadan Hisse. Hoşçakalın derken herkese ne demiştik başlarken söze

 

Bunu Yazan Tosun... ÜSTÜNE ALINAN İKİ KERE OKUSUN

https://www.yenivizyon.net/ sitesinden 09.06.2026 tarihinde yazdırılmıştır.